ANA SAYFA / YAZILAR

YAZILAR

ÇAĞDAŞ İRAN EDEBİYATI: Nima YUSİÇ – Celal İNAL

Nima Yuşiç (1896 – 1960): Asıl adı Ali Rıza İsfendiyari olan ve Modern İran şiirinin kurucusu kabul edilen Nima, 1896 yılında İran’ın kuzeyindeki Mazendaran Eyaletine bağlı “Yuş” köyünde dünyaya geldi. Babası tarım ve hayvancılıkla uğraşan Nima, Hazar Denizinin sahilinde yaşama imkanı bulması şiirine F.G. Lorca’nınkine benzer müthiş bir doğa algısı …

AYRINTILAR...

RİGVEDA (KORHAN KAYA’YA MEKTUP) – Seda ZENGİN

Sayın Korhan Kaya’ya…                                                                                                                                    Ant olsun temaşaya Ve sözün başına Ve zihinden uçuşuna güvercinin Ki bir kelime var kafeste  Ve dedim onlara: Kim bir bahçe görürse tahtanın hafızasında Ebedî, coşku ormanının esintisinde kalacaktır yüzü Kim dost olursa hava kuşuyla Düşü olacak dünyanın en huzurlu düşü Zamanın parmak ucundan ışık toplayan …

AYRINTILAR...

BOHEM BİR VAKA: EŞEKLER RESİM YAPABİLİR Mİ? – Serdar AYDIN

Montmartre, Paris şehrinin XVIII. bölümünde bulunan bir yerleşimdir. Bulunduğu yer ise, Paris’in yüksek rakımlı tepelerindendir. Dolayısıyla manzaranın keyfine doyum olmaz. Bu bölge sanat tarihi açısından da olağanüstü zenginliğe sahiptir. Bugün sanat tarihinin değer atfettiği birçok sanatçının yolu, deyim yerindeyse bu yüksek rakımlı tepeden geçmiştir. Özellikle 19.yüzyılın başlarından itibaren burayı mesken …

AYRINTILAR...

VARLIK’TA NEDEN ŞİİR YAYIMLAMADIM? – Ali Hikmet EREN

  Özel bir tavrım vardı elbette; iktidara, şiire içkin, iktidar olabilecek bütün kalelere o çok sevdiğim taşra kafasıyla karşı koyabilmek gibi bir alışkanlığım vardı doğuştan! Öyleyim de hala… İnkılap Şiir Ödülü’nü kazandığımda, -ilk kitabım Yağmura İçerden Bakmak, kendi birikim paramızla İzlek Yayınlarından, sayfası her açıldığında dağılarak çıkmıştı o günlerde…- kitabın …

AYRINTILAR...

ÇAĞDAŞ İRAN EDEBİYATI – Celâl İNAL

Bu coğrafya üstünde yaşayan ve İslamiyet’i kabul eden uluslar kendi edebiyat evreleri bölümlere ayırırlar. En katı ayrım ise şöyle başlar: 1.İslamiyetten önceki edebiyat 2.İslamiyetin kabulünden sonraki edebiyat. Genelde bu değerlendirmenin sonucu İslamiyet’ten önceki edebiyatın varlığı pek tanımlanmaz. Gücü ve varlığı da belirgin olarak bilinmez. Adeta yok sayılır, yok edilmiştir. İşte …

AYRINTILAR...

Henüz Yolcuyum – Sohrab SEPEHRİ – Çev. Damla ANAR

Kendi Kaleminden Sohrâb’ın Yaşam Öyküsü Kaşanlı’yım. Ama Kum’da doğmuşum. Kimliğime doğru yazılmamış. Annemin dediğine göre mehr ayının on dördünde[1] dünyaya gelmişim. Saat tam on ikide. Annem ezan sesini duymuş. Kum’da fazla kalmamışız. Golpâyegan ve Hansar’a  gitmişiz. Sonra da baba toprağına. Renkli bir çocukluğum oldu. Çocukluk yıllarım, korku ve hayranlıkla kuşatılmıştı. …

AYRINTILAR...

CEREYAN HALİNDEYDİ CADDELER – Ali Hikmet Eren

  evimin tam arkasında, çatıdan sürekli izlediğim, zaman zaman da toplamaya çıktığım bir cadde var. rahatlatıyor beni her buluşmamda, ön taraftaki bahçeden; nasıl bir alışkanlıksa… caddeyi toplamaya çıktım bugün! küçülmeye, kaybolmaya başladı cadde: cereyan! teneke kutuları var bir de caddenin, boş şişeleri… alışınca oluyor işte, fark etmiyor teneke-cam: fıçıdayım; bahçede, …

AYRINTILAR...

SALGINA AĞIT – Kenan YAŞAR

Yoktu salgın başladığında senden tek bir iz. Ve bana salgını anlat deseler, direkt senden başlardım… …Çoktan modasının geçtiği demlerdi, bulaştırmanın. Sebep ve sonucun kendisi olmaktı mesele. Mesele falan yoktu. Ölüyorduk, sapır sapır dökülüyorduk hepimiz de. Son anlarını yaşayan ve sırf bu yüzden her bir haltı isteyebileceğini sanan şımarık veletler gibiydik. …

AYRINTILAR...

SANATIN GEREKLİLİĞİ – MedaKitap

Ernst Fischer, “Sanatın Gerekliliği” adlı yapıtında, insanın varoluş sürecinde sanatsal yaratının işlevlerini ve önemini “gereklilik” vurgusu üzerinden değerlendirir. Sanat, insanlığın varlık hallerine içkin estetik göstergeler bütünü olarak tarihin her döneminde özgün ve özgül bir ifade alanı olmuştur. Toplumsal yapının ve kültürel üretimin iç içe geçtiği, ontolojinin varlık katmanlarının ilişkiselliği dikkate …

AYRINTILAR...

RED ÜZERİNE – Ahmet GÜNBAŞ

‘Reddetmek’, var olan bir düşünceyi, sistemi, baskıyı, olumsuzluğu çığlık çığlığa olumsuzlamak anlamına gelir ki, reddetmeyen bireyin insanlığından kuşkuya düşebiliriz. Bu konuda şair en önde gider. Şiirin şanındandır bu. Hiç mi hiç dayanamaz kokuşmuşluğa, çürümüşlüğe!.. Anında basar çığlığı!..  Ancak sağlıklı bir reddediş, sağlıklı bir kavramayla algıyı da beraberinde getirir.  Yani her …

AYRINTILAR...

Powered by themekiller.com