ORHAN BORAN ve PAPAĞAN’DAN DÜNYANIN ORYANTAL DÖNÜŞÜ’NE – M.MAHZUN DOĞAN

“ORHAN BORAN ve PAPAĞAN”DAN

“DÜNYANIN ORYANTAL DÖNÜŞÜ”NE…

M.MAHZUN DOĞAN

Aradan ne kadar zaman geçerse geçsin, hani o “acımasız” denen zamana karşın “anıların çengeline takılı” kalan anlar, yaşam ayrıntıları vardır. Silinmezler hiç!

O silinmeyen izler, yazıya dökülürse başka insanların silinmeyen izleriyle buluşur.

Böyle bir buluşma yaşadım ben de…

Köy enstitülerinin öğretmen okullarına dönüştürülmesinden hemen sonra… 1950’li yıllar… Yer, “içinden tren geçen ‘ufarak’ bir Balıkesir İlçesi. Savaştepe…”

Türkçe öğretmeni birinci sınıf öğrencilerine bir ödev veriyor. Öykü yazacaklar.

O öğrencilerden birisi öyküsünü yazıyor. Bir arkadaşı, belli ki zorlanmış, yazamamış, ondan kendisi için de yazmasını istiyor. Yazıyor da… Farklı konularda elbette. Bir de kendi el yazısıyla yazmıyor. Arkadaşı kendi el yazısıyla bir başka kâğıda aktarmış olmalı. Neylersiniz ki öğretmen, iki öykünün de aynı öğrenciye ait olduğunu anlıyor.

Bugün anımsamıyor neler yazdığını o öğrenci, nasıl olaylar anlattığını… Ama olayı anımsıyor. Ve bugün, onlarca yıl sonra anımsarken şu tümceyi kuruyor:

“Durumun nasıl anlaşıldığına hala pek akıl erdiremiyorum…”

***

Böyle dediğine bakmayın! Bal gibi de biliyor! Bilerek kuruyor bu tümceyi.

Ben şöyle düşündüm okuyunca:

Hani, “Şairlik doğuştandır” derler ya. Onun gibi, yazarların biçemlerinde de (üslûp) doğuştan gelen bir damar var sanki. Yaşarken, yaşantı ve kültürel birikimler edindikçe, yazdıkça oluşan bir şey değil yalnızca…

***

Bu söylediklerim, bir parantezdi.

Dönersem geriye, o öykü yazan öğrenciye…

O öyküyü, daha doğrusu öyküleri yazdığında birinci sınıf öğrencisi. Bir yıl sonra, kimse ödev vermediği halde (zaten yaz tatilindedir), öykü yazıyor yine… Belli ki yazmak bir tutkuya dönüşüyor usulca.

Bu yazma çabaları sürerken aradan yıllar geçiyor. Yirmili yaşların sonlarına yaklaşıyor. Tutup bir dergiye öykü gönderiyor. “Bakarsın beğenirler, yayımlarlar” düşüncesiyle…

“Orhan Boran ve Papağan” adlı öykü, o gülmece dergisinde yayımlanıyor.

Hangi dergi mi?

“Ustura”.

Buna seviniyor elbette.

***

Her yazarın yaşamında böyle bir anı vardır. İlk öyküsünün, şiirinin ya da yazı denemesinin yayımlanmasının sevinci… Vardır da, bu sevincin telifle taçlanması herkese nasip olmamıştır.

Aradan bir süre geçtikten sonra postayla bir havale bilgisi geliyor adresine genç yazarımızın. 85 lira para. Gerçekte 100 liraymış da, 15 lirası vergi olarak kesilmiş.

İlk telifini de alıyor böylece.

(Düşündüm de yazarların, şairlerin ilk teliflerini almalarıyla ilgili anılarını bir araya getiren bir çalışma yapılsa, ne güzel olur!)

Bugünkü edebiyat dünyamız için şaşılacak bir öyküdür bu!

Yayımlanan ürününüz nedeniyle telif almak!

Meğer ki o zaman da öyleymiş de…

Böyle olmasının nedeni ne mi?

O dergiyi Aziz Nesin’in yönetiyor olması!

Emeğe, yazma çabasına değer veren birinin dergiyi yönetiyor olması.

***

Savaştepe’deki Köy Enstitüsü’nün tabelası yeni değiştirilmişken, orada birinci sınıf öğrencisi olarak Türkçe öğretmeninin ödev vermesiyle “acemice” öykü denemesi yazan, yıllar sonra Ustura Dergisi’ne mektupla öykü yollayan, yayımlanınca telif şaşkınlığı yaşayan öğrenci kim mi?

Abdullah Esen.

Bugün Esen Yel olarak tanıyoruz onu.

Tanıyanlar tanıyor daha doğrusu…

Bense, 1970’li yıllarda, bir başka öğretmen okulunda yatılı okul öğrencisiyken tanımış, sevmiştim. İkinci kitabı “Komünistleri Tanıyan Köpek” ve “Çağdaş Kompozisyon”la…

Şimdi o, seksenine merdiven dayamış bir “ihtiyar delikanlı”!

Ben elllili yaşlarında bir okuma tutkunu.

O hâlâ yazıyor, ben hâlâ okuma tutkunuyum, ne güzel!

Yeni kitabı “Dünyanın Oryantal Dönüşü”nü (*), biraz da 1970’li yıllardaki lise öğrencisi gibi, o heyecan ve hazla okudum.

____________________

(*) Esen Yel, “Dünyanın Oryantal Dönüşü”, Mizah öyküleri, Efe Akademi Yayınevi, Birinci Baskı: Mart 2020, İstanbul.

YAZAR: medakitap

mm

Check Also

9 MART MEDAKİTAP/BİSED ETKİNLİĞİNE KATILAN TÜM SANATSEVERLERE TEŞEKKÜR EDİYORUZ…

Etkinlik haberi için tıklayınız.  

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir