ANA SAYFA / ÖYKÜ

ÖYKÜ

SON DANS – ÖYKÜ – İlker ÜLGEN

Karımın bronzlaşmış teninde beyaz elbisesi tiril tiril dalgalanıyordu. Güzeller güzeli kadınım öylesine afet ki çevremizde dans edenler her dönüşlerinde bu tarafa bakıyorlardı. Ona sahip olmak mağrurlaştırıyordu beni. Uzanıp toz pembe dudaklarını öptüm, sonra göğüs hizasında duran elini dudağıma getirdim, bir öpücük de ona kondurdum. Sekansı hiç bozmadan onu hızla kendi …

AYRINTILAR...

ÖTEKİ – ALİ HİKMET EREN – ÖYKÜ

  ‘öteki ben’le karşılaştık bu sabah kahvaltıda. en son bir akşam yemeğinde karşılaşmıştık, günler önce. onu görmezden gelip, yüzümü kendime çevirdim aynı masada. birbirimizle göz göze gelmeden yaptık kahvaltımızı. beraber çıktık evden. arkama hiç bakmadım ama takip edildiğimi biliyordum. ‘öteki ben’, attığım adımların aynısını atmaya, çıkardığım bütün sesleri benimle eş …

AYRINTILAR...

ZORUNLU BİR AÇIKLAMA – MedaKitap Tayfası

BİR EMEK KARDEŞLİĞİ OLAN MEDAKİTAP, OKURLARI VE YAZARLARIYLA VARLIĞINI BÜTÜNLEMEKTE VE GELİŞTİRMEKTE. GEREK KİTAPLARIMIZA GÖSTERİLEN İLGİ VE GEREKSE DE KENDİ VERİMLERİNİ YAYINEVİMİZİN GÖRÜŞÜNE SUNAN YAZARLARA MÜTEŞEKKİRİZ. ANCAK, BU ZORUNLU AÇIKLAMAYI YAPMAMIZ DA KAÇINILMAZ BİR GEREKLİLİK. YAYIN PROGRAMIMIZ VE İÇİNDE BULUNDUĞUMUZ OLAĞANÜSTÜ ŞARTLAR DİKKATE ALINDIĞINDA ÖNÜMÜZDEKİ 1 YIL BOYUNCA DEĞERLENDİRME VE …

AYRINTILAR...

MEYVE SİNEĞİ – İlker ÜLGEN

Savcı ayağa kalktı. “Yüce mahkemenin yüce yargıçları, değerli halkımızın değerli vatandaşları. Bugün birlikte çok önemli bir davaya bakacağız hep birlikte. Belki de bugüne kadarki baktığımız davalar arasındaki en önemli olanına bakacağız. Ama kimse kuşku duymasın, sonunda hepimiz hiç kuşku duymadan aynı karara varacağız.” Sanığa doğru dönüp parmağıyla onu gösterdi. “Bu, …

AYRINTILAR...

ADA ESKİSİ – ÖYKÜ – Aydanur SARAÇ

hayatın yüzüne bak. her zaman hayatın yüzüne bak. ne olduğunu bilebilmek için, sonunu bilebilmek için, onu olduğu gibi sevebilmek için hayatın yüzüne bak!   V. Woolf   Küçük bir ada burası, her evin salon pencereleri, mutfak balkonları buraya açılıyor. Yeşil yaprakların arasından polenlerini dökmeye hazırlanan ağaçların ve evlerin ruhu buraya …

AYRINTILAR...

DİL ÇIKARMA GÜNÜ – ÖYKÜ – Beytullah KILIÇ

Islık sesiyle başlayan elimi seçiyorum. Bizim Avcı havlıyor, çalı arkalarından kalkan tavşan heyecanı var sesinde. Çağırdım ama, sesini mi, tavşanı mı, avcı’yı mı, bilemedim. Ağacın yorgunluğu kökleridir dedi ayağımın düşü. Oturdum biraz. Kalktım, vadinin karşısına geçtim. Geçerken suya dokundum. Karşıda iki ihtiyar ormanı  tepeye süpürüyordu usulca. “Ölüm kolay olsun.” dedi …

AYRINTILAR...

YESENİN – ÖYKÜ – ALİ HİKMET EREN

arda karapınar’a… bir dostumla bira içiyoruz… tekmelediğimiz kedilere, kafese koyduğumuz kuşlara geliyor nihayet sıra; bira bardaklarındaki köpük miktarının, barmenin el çabukluğuna bağlı olup olmadığına. alkolün genişlettiği damarları, tuzlu fıstıkların o damarları nasıl yeniden kapattığını bile konuşuyoruz; konu ağır! köpükler üzerine çok konuşmuş olmalıyız ki, köpürmeye başlıyor ortalık. uçuşan baloncuklarla doluyor küçük masamız da. tam da zamanı, …

AYRINTILAR...

DİKENLER – Öykü – Ali Hikmet EREN, Gökhan TOK

dikenler -gökhan tok’a…-   ne kadar da çoklar; koparıyorum, bitmiyorlar. kopardıklarımın yerine yenileri çıkıyor aynı gece. kopardığım dikenler derimde derin yaralar açarken, onları koparmaya ara verdiğimde de vücudum bir diken tarlasına dönüyor. üç gün oldu, her yerimden çıkmaya ve büyümeye devam ediyor dikenler. genellikle geceleri, ben uyurken uzuyorlar. günümün büyük …

AYRINTILAR...

Beton Rahimdeki Yas Müziği – Öykü – Serdar AYDIN

Az önce uyanmıştı. Lavabo aynasının önünde, uykulu gözlerini kocaman açarak yüzüne bakıyor, aynadaki siluetin kendine ait olup olmadığından kuşku duyuyordu. Gözlerini kapadı. Açtı, yine aynı silueti gördü; dün ve ondan önceki sabahlarda olduğu gibi. Mavi çizgili gömleğini giyerken, ‘bozkırda yaşamak…’ diye düşündü. Bozkır insanının deniz görünce yaşadığı şaşkınlık, aslında bu …

AYRINTILAR...

MELEKLER – Öykü – Gökhan TOK

Özer Aykut’a…   Sanki bir şeyler değişti, havada bir dalgalanma oldu. Küçük ziller gibi çınlayan neşeli kahkahalar duyuldu. Ağaçlar yavaşça salındılar ve saçlarını tarar gibi oynattılar dallarını. Minik bir mucizeydi belki, belki de bir hayaldi. Gün ortası saatlerine özgü özel bir andı sanki. Hiç törensiz, şatafatsız, usulca indi melekler. Suyun …

AYRINTILAR...