ANA SAYFA / ŞİİR

ŞİİR

DÜN GECE BİR AŞKLA OTUZUMA BASTIM – Eren ŞAHİN – ŞİİR

  kimseler teni suçlamasın!.. avuçlarımda kanardı yağmurdan oğlanlar ele geçiriyor, elini elimden çekiveriyor uyanıp ağladığım mihraplar… kapkasırga çoluk çocuk, çoğul artık usanmış iklimimde seneleri sayan müneccimler cinlerini aşık etti bana bükülüyor ürkünç ulema bileklerim… ses veren illa karşılığını lila ister, anne otuzumda ağlarım!   hastasıyım hastalanmış çıkmazların kimseler ememez kanımdaki …

AYRINTILAR...

LOUSİE GLÜCK – ŞİİRLER – Çev. Recep NAS

PENELOPE’NİN ŞARKISI Küçük ruh, her daim çıplak gezen ruh Yap şimdi emreylediğimi, tırman Sedir ağacının kat kat dallarına Bekle tepesinde, dikkat kesil Bir nöbetçi gibi, tetikte ol ya da. Yakındır Dönmesi erkeğinin yuvaya. Cömert olmaktır yaraşan sana Mükemmel de değildin ya baştan ayağa; O keder yükü gövden yüzünden bir de …

AYRINTILAR...

ZORUNLU BİR AÇIKLAMA – MedaKitap Tayfası

BİR EMEK KARDEŞLİĞİ OLAN MEDAKİTAP, OKURLARI VE YAZARLARIYLA VARLIĞINI BÜTÜNLEMEKTE VE GELİŞTİRMEKTE. GEREK KİTAPLARIMIZA GÖSTERİLEN İLGİ VE GEREKSE DE KENDİ VERİMLERİNİ YAYINEVİMİZİN GÖRÜŞÜNE SUNAN YAZARLARA MÜTEŞEKKİRİZ. ANCAK, BU ZORUNLU AÇIKLAMAYI YAPMAMIZ DA KAÇINILMAZ BİR GEREKLİLİK. YAYIN PROGRAMIMIZ VE İÇİNDE BULUNDUĞUMUZ OLAĞANÜSTÜ ŞARTLAR DİKKATE ALINDIĞINDA ÖNÜMÜZDEKİ 1 YIL BOYUNCA DEĞERLENDİRME VE …

AYRINTILAR...

FALÇATA DÜNYA – ŞİİR – Eren ŞAHİN

Zındık ümitlerin zonklayan zarifliğinde onkolojik bir vakadır kıymetsiz kalbim ağbiii!!! Bize hep ters kelepçe takar falçata dünya çok hüzünlüyüm lan dağlar çok hüzünlüyüm ulan jurnalden ağıtlar diye sahneye giren hizmetçinin avuçlarına çizecek panik atakları rüzgârdan bozuk psikolojim makus kaderin kumpasında irin fışkıran geceyi sorguya çekecek ceylanların ürkekliği başımı kaldırıp uzaklara …

AYRINTILAR...

HARABE ARABESK – ŞİİR – Eren ŞAHİN

Adsız sokaklar var yosma çığlığın sağanağında yanağımda kıllı bir et beni gibi duruyor namussuz evren kliniğe sevki gecikmiş, kemikleşmiş bir günah çıkartmasın sevdan boş bavullarımın çıkartması hep. rumuz kullanılan bir akşamda seninle evlenmiş bak harabe arabesk! hem besteler kayıp, ayıp bu çok ayıp! şarkıların tereddütsüz kalbimize mıhlanıp tükürmesi üzerimize revaçta …

AYRINTILAR...

YER EŞİĞİ – ŞİİR – AYDANUR SARAÇ

 1. güzden kalma çıngırak sesi kadar eskimiş bu ev yetmiyor öyle güzel dilekler artık ellerimi düşürdüğüm avluya bakıyorsunuz gösterişsiz elbise gibi durduğum uzun bir uyku için mi buradasınız hepiniz yarımı tamamlamak için mi ölümün başında korkuyu aştım, tatlı bir uykuyla terk ettim onu kentin kalabalığından sessizce sürükledim kendimi kurumuş yapraklar …

AYRINTILAR...

ÖLÜMCÜL OKŞANTI – ŞİİR – YİĞİT ERGÜN

inanmışlar tekkesinde ihtimalim metruk gövdenin önemsemediği alabora ama uçuş ani ramak kalırken delirmeye belki bu deneme deva ya da reçete seyrine katlanamadığım buz gibi iç savaşımın pinekleyen ağrı ulağı cebimin kuytularında -duygu durum- bolluk yıprıl gözlerimde ama engellenmiyor hayatın kuytularında dans etmek erteleniyor yaşamanın gıdımları, mazoşist bir enerjinin milyar sersem …

AYRINTILAR...

ALDANIŞLAR ÖMRÜN ÇETELESİ – Şiir – Eren ŞAHİN

Lades kemiğini özenle seven bir tanrı gösterin bana! öyle kırılgan zamanlarda, olmam olmayışımın açık delili değil mi sanki zıddıyla kaim kavimlerin cücesi dendi bana dehşet dehlizinde izinden gittiğim kim? kim benim izimden gelecek kadar aldırmaz acıya açtığım pencerelerin hepsinden aşkın virüsü bulandı sabrıma sabrım, uzunca yarılmış bir göğüs kafesinin içine …

AYRINTILAR...

KİLİTLİ KAPILAR – ANNE SEXTON – Çev. Dilek Değerli

ANNE SEXTON  [1928 newton—1974 boston] çocukluğunda fotoğraf modelliği yapan anne sexton, 09 kasım 1928 yılında massachusetts-newton’da doğdu: tecimen ve alkolik bir babanın ve, gray harvey’in kızıdır; garland junior koleji’ni bitirdi; 1947’de alfred muller sexton ile evlendi; kızı linda gray 1955’te doğdu; postpartum depresyon tanısıyla westwood lodge kliniğinde sağaltım gördü; confessional …

AYRINTILAR...

duruyordu bir yol durması gereken yerde – ŞİİR – ali hikmet eren

duruyordu bir yol durması gereken yerde atın sırrı yoktur, koşarak çizer yolunu… 1. bir at ki koşumundan bağlanmıştır yola. dik bir çivi eğilirken yaşlı bir kesere- çürüdü yol, eskiler böyle derdi… 2. kaldırımın ayak bileğimi kıran tarafında duruyordum ben içimizden biri daha kırıldı sonra, ona bakmaktan geliyordum fazla baba gibiydi ev kapının …

AYRINTILAR...