• HİÇLİĞİN TENECİKLERİ

    Hiçliğin Tanecikleri’nde, Ingrid Jonker’ın Türkçeye ilk kez çevrilen şiirleriyle birlikte, sıra dışı aşklarının sıra dışı mektuplarını, hakkında yazılanları ve fotoğraflarını da bulacaksınız.

  • jazz

    Caz müziğinin aurasından şair ben’in varoluşuna, poetik algısına ve hakikatine dair bir dışavurum, ritmik ve mutlaka “kara” bir haykırış da denilebilir, bu kitaptaki şiir toplamına.

  • BEETHOVEN’IN ODASI

    Beethoven’ın Odası, ‘Otto Weininger’in Beethoven’ın odasında kendini öldürmesi’ teması üzerine, MedaKitap Tayfasının yazdığı öykü ve yazılardan oluşan bir ‘Ortak Kitap’.

  • KİRLİ TAHİR

    Bu kitap, 70’lerin sonu, 80’lerin başında Ankara’da yaşamış olan ve artık unutulmaya yüz tutmuş bir Ankara Delisi’ni; Kirli Tahir’i, yeniden hatırlatıyor.

  • RED

    Ali Hikmet Eren, Şiire verdiği uzunca bir aradan sonra yine bir red’le çıkıyor karşımıza.

  • JANIS'IN YÜZLERİ

    Janis’in Yüzleri, Serdar Aydın’ın ‘‘Aphrodisialar’’ adlı kitabıyla başlattığı bir üçlemenin ikinci öğesi. Şairin, adı ‘‘Jam Sesions’’ olan, ‘‘Caz ve Blues Şiirleri’’ alt başlığını taşıyan üçüncü kitabı da Medakitap Yayınlarında yayım sırasını beklemekte.

  • ESKİ MAHALLE

    M. Mahzun Doğan’ın altıncı şiir kitabı “Eski Mahalle”, yirmi beş yıl içinde yazılmış şiirlerden bir demet içeriyor. Bu anlamda şairin şiir serüvenini yansıtan bir antoloji de denebilir.

  • DENİZE DOĞRU

    Alfonsina Storni'nin şiirlerini dilimize Tozan Alkan kazandırdı.

  • ANKARA'DA EDEBİYAT : EMSAL/SİZ

    Bu kitapta Ankara’dan yola çıkıp, edebiyat düzleminde devam eden doyurucu söyleşiler sizleri bekliyor.

  • UYYYY... AHA!

    33 bölümlük bir şiir “Hayde… Hayde”… Horonların o vazgeçilmez seslenişi olan “Uyyyy… Aha!” adıyla kitaplaştı.

  • AKŞAM OLUR KARANLIĞA KALIRSIN

    Murat Darılmaz kısa öykü dilinin ulaşması gereken noktada yazıyor...

  • DERDİMİN DEVASI

    Bugüne dek popüler bilim yazılarıyla tanıdığımız Gökhan Tok bu kez karşımıza farklı bir tarzla çıkıyor.

  • ANKARA'NIN DELİLERİ

    Bir şair olan Ali Hikmet Eren’in bu "deli dolu" kitapta şiirsel üslupla aktardığı betimler, sıra dışı ve ilgi çekici.

  • NİLGÜN MARMARA METİNLERİ VE FRAGMANLAR

    Bu ikinci baskıyla, Serdar Aydın’ın emeğine ve Nilgün Marmara’nın aziz hatırasına yapılan saygısızlığın ortadan kaldırılmasını amaçlıyor Medakitap

Geçmiş Yazılar

SEVGİLİ YÜKSEL ARSLAN… – Serdar AYDIN

IMG_6057

Bu mektubu, siz gittikten sonra yazıyorum. Nesnel olarak ulaşmayacağını biliyorum. Ama imgesel olarak belki de ulaşır sanısına sahibim. Aslında ulaşsın diye umut ediyorum. Umuttan ve dilemekten başka bir çarem yok çünkü. Ülkemizden ayrıldıktan kırk yıl sonra, İstanbul’a, görkemli bir retrospektif sergiyle dönmüştünüz. Ve ben, bu sergi haberini alınca çok ama …

AYRINTILAR...

defter–5 / ali hikmet eren

deft

kırtasiye “aklıma gelen her öyküyü, dizeyi, kendi kendime ne kadar tekrar etsem de, onu kağıt ve kalemle buluşturamadığım sürece unutacağımı biliyorum. hep böyle oluyor; bilinçaltımdan çıkıp, bilinçaltıma gömülüp gidiyor hepsi de. bildiğim bütün kazı denemeleri, hafıza teknikleri, onları geri getirmeye yetmiyor.” hemen bir kırtasiye bulup, küçük bir not defteri almalıydım …

AYRINTILAR...

TARÇIN – Gökhan TOK

cinnamon-sticks-and-powder-on-wooden-table

Tarçın, özellikle kışları akla gelen bir baharat. Bu hoş kokulu, tadı güzel baharatı genelde saleple, sütle içmek ya da sütlü tatlıların üzerine toz halinde serpiştirmek yaygın kullanılış biçimleri. Küçük sopaları andıran tarçın çubukları çiğnemek de bilinen bir başka yöntem. Tarçın bitkisinin kökeninin, Sri Lanka olarak da bilinen Seylan Adası olduğu …

AYRINTILAR...

“jonker”in “storni”si ya da MedaKitap  –  Ali Hikmet EREN

ingr5

MedaKitap yayın hayatına başladığında, belirsiz gibi görünse de belirlenmişti çoğu şey; kararlı, ne yapacağını, ne yazacağını bilen kalemler, edebiyatı dert edinen özneler vardı yayın kurulunda; aynı fikir ve aynı dertlerle aynı yolda yürüyen insanların bir araya gelmesi ne güzel! meda’daki m’nin, kitap’taki k’nın büyük olmasını bile tartıştık bir zaman,  karara …

AYRINTILAR...

DEFTER IV – Ali Hikmet EREN

r1

radyo çalar saat olarak da kullandığım radyo gecenin köründe şarkı söylemeye başlıyor nedense. eski, transistörlü günlerinden kalma bir kafa karışıklığı sanırım; durup dururken çalmaya, söylemeye başlıyor! pillerini söktüm, fişi yok prizinden; hiçbir ilişkisi kalmadı elektrikle. yine de tam gece yarısı olduğunda çalmaya, söylemeye başlıyor meret, aynı şarkıyı; uyku ne bilmiyor. …

AYRINTILAR...

Powered by themekiller.com