• ERKEKLER, KADINLAR VE TEKNELER

    Stephen Crane'in öyküleri Recep Nas çevirisiyle Türk okuruyla buluşuyor.

  • CİNAYET MAHALLİNE DAVET

    Öykünün buz dağının altta kalan kısmını ısrarla okuyucuya bırakmaktan yana olan Murat Darılmaz, bozulan ve tükenmekte olan insan ilişkilerine davet ediyor bizi, “cinayet mahalline davet” eder gibi. Cinayet mahallinde insanlığın -kadın/erkek, usta/kalfa, amir/memur vb.- açmazları var.

  • KUMRUNUN SAKLISINDAN

    Güvercinleri değil kumruları severim ben. Kumru guguklarında saklı çocukluğuma erişebilmeyi… O okşayıcı sesle, çatıların ve çam dallarının arasından kasabamızın sabahına, gri mavi buğusuna dağılan huzuru, hüznü, yumuşaklığı nerede duysam dikkat kesilirdim.

  • MASUMLAR AĞACI

    Romanda, son yıllarda fantastik kurguyu tarihi dokunun içine yerleştiren bir akım öne çıkıyor. Gökhan Tok da bu kitabında Masumlar Ağacı’nı arayan Selçuklu, Moğol, Bâtîni, Haçlı gruplarını ve Bizanslıları masalsı bir dünyada topluyor, onları alternatif bir evrende maceraya sürüklüyor.

  • HİÇLİĞİN TENECİKLERİ

    Hiçliğin Tanecikleri’nde, Ingrid Jonker’ın Türkçeye ilk kez çevrilen şiirleriyle birlikte, sıra dışı aşklarının sıra dışı mektuplarını, hakkında yazılanları ve fotoğraflarını da bulacaksınız.

  • jazz

    Caz müziğinin aurasından şair ben’in varoluşuna, poetik algısına ve hakikatine dair bir dışavurum, ritmik ve mutlaka “kara” bir haykırış da denilebilir, bu kitaptaki şiir toplamına.

  • BEETHOVEN’IN ODASI

    Beethoven’ın Odası, ‘Otto Weininger’in Beethoven’ın odasında kendini öldürmesi’ teması üzerine, MedaKitap Tayfasının yazdığı öykü ve yazılardan oluşan bir ‘Ortak Kitap’.

  • KİRLİ TAHİR

    Bu kitap, 70’lerin sonu, 80’lerin başında Ankara’da yaşamış olan ve artık unutulmaya yüz tutmuş bir Ankara Delisi’ni; Kirli Tahir’i, yeniden hatırlatıyor.

  • RED

    Ali Hikmet Eren, Şiire verdiği uzunca bir aradan sonra yine bir red’le çıkıyor karşımıza.

  • JANIS'IN YÜZLERİ

    Janis’in Yüzleri, Serdar Aydın’ın ‘‘Aphrodisialar’’ adlı kitabıyla başlattığı bir üçlemenin ikinci öğesi. Şairin, adı ‘‘Jam Sesions’’ olan, ‘‘Caz ve Blues Şiirleri’’ alt başlığını taşıyan üçüncü kitabı da Medakitap Yayınlarında yayım sırasını beklemekte.

  • ESKİ MAHALLE

    M. Mahzun Doğan’ın altıncı şiir kitabı “Eski Mahalle”, yirmi beş yıl içinde yazılmış şiirlerden bir demet içeriyor. Bu anlamda şairin şiir serüvenini yansıtan bir antoloji de denebilir.

  • DENİZE DOĞRU

    Alfonsina Storni'nin şiirlerini dilimize Tozan Alkan kazandırdı.

  • ANKARA'DA EDEBİYAT : EMSAL/SİZ

    Bu kitapta Ankara’dan yola çıkıp, edebiyat düzleminde devam eden doyurucu söyleşiler sizleri bekliyor.

  • UYYYY... AHA!

    33 bölümlük bir şiir “Hayde… Hayde”… Horonların o vazgeçilmez seslenişi olan “Uyyyy… Aha!” adıyla kitaplaştı.

  • AKŞAM OLUR KARANLIĞA KALIRSIN

    Murat Darılmaz kısa öykü dilinin ulaşması gereken noktada yazıyor...

  • DERDİMİN DEVASI

    Bugüne dek popüler bilim yazılarıyla tanıdığımız Gökhan Tok bu kez karşımıza farklı bir tarzla çıkıyor.

  • ANKARA'NIN DELİLERİ

    Bir şair olan Ali Hikmet Eren’in bu "deli dolu" kitapta şiirsel üslupla aktardığı betimler, sıra dışı ve ilgi çekici.

  • NİLGÜN MARMARA METİNLERİ VE FRAGMANLAR

    Bu ikinci baskıyla, Serdar Aydın’ın emeğine ve Nilgün Marmara’nın aziz hatırasına yapılan saygısızlığın ortadan kaldırılmasını amaçlıyor Medakitap

Geçmiş Yazılar

ANLATMANIN DAYANILMAZ HAFİFLİĞİ YA DA ÖYKÜ NE DEĞİLDİR? – Murat DARILMAZ

Anton_Chekhov_18891

Oysa her şeyi hazırlamıştım bir yazılması kalmıştı. Zihnimde bütün toparladıklarımı silmeme sebep oldu, o cümle. Büyük bir markete (Ankara’da yaygınlaşan tabirle gros market) girmiştim, çıkışta gördüm dev afişi; “Her çok, azdan olur.” Elimdekileri bırakıp afişi seyrettim uzun süre. Tabii ya dedim, zaten anlatmanın dayanılmaz hafifliğini yazmayacak mıydım, neden olmasın, buradan …

AYRINTILAR...

KULAKLARIMDA RÜZGAR – Gökhan TOK

3a

Yalnızlığımın ortasında gözlerimi açıp yine yalnızlığıma kapadığım zamanlarda düşündüğüm biri var. Uzun yürüyüşüm sırasında, bulutların altında uyandığım sabahlarda düşündüğüm biri var. Tek kişilik bir bando gibi ölçülü adımlarla yürüyorum yolda. Tepeden aşağı kırlangıçlar uçuyor yanımdan. Gömleğimin dışarı çıkmış etekleri uçuşuyor. İlerideki tepeleri de aşınca evime varacağım. Güneşin altında kısılmış gözlerimle …

AYRINTILAR...

“KENTİN TARİHİ, ONUN YAŞAM ÖYKÜSÜDÜR” – Gülseren ENGİN’le Söyleşi: Esme ARAS

Gülseren2

“…Yaşamımın yarısı Ankara’da geçti. Çocukluk oyunlarımı, genç kızlık düşlerimi bıraktım Ankara sokaklarında. Her köşesinde nice anılarım gizli… Bu nedenle Ankara’yı yazmak ilk anda kolay gibi geliyor; ama bir kenti anlatmayı kabullenmek çok büyük bir sorumluluğu da sırtlanmak demek. O kentin tarihini yazmadan bugününü anlayamazsınız. Eksik kalır; çünkü kentin tarihi, onun …

AYRINTILAR...

BU SORULAR EVDE KALMAZ – Tarhan GÜRHAN

Desen: Salih Köksalan

‘Evlenir bunlar’. Birileri mutlaka alır, evlerine götürür. Tarhansı sorular, kapısı var, ama içine girilmesi meşakkatli, zor cümleler, sorular… İnatla çıkarlar karşımıza ve bizler inatla o soruları evlerimize taşırız. Kuşların yuvalarına taşıdığı dallar gibi. Takılırız onlara. Aklımıza takılanların bazılarıyla baş edemeyiz. Evde de sürgit  devam ederler. Neden ev? Çünkü her soru …

AYRINTILAR...

AYDIN AFACAN’LA “BULUT DEFTERİ” ÜZERİNE SÖYLEŞİ – Serdar AYDIN

12088430_826541197458867_4825651074813069499_n

‘Abartılı bir özgünlük iddiası, kurnazlık ve sahtekârlık taşır’   Sevgili Aydın Afacan, son kitabınız Bulut Defteri, Ocak 2017 tarihi itibariyle, Yazılı Kâğıt Yayınları tarafından yayımlandı. Kitabınızın türü “deneme” olarak belirtilmiş olsa da, asıl meselenin “sormak” edimiyle ilişkilendiği çok açık. Dolayısıyla deneme’nin sınırlarını,  “kişiselliğini” aşan ve analitik bir bağlamın “soru uçları” …

AYRINTILAR...

Powered by themekiller.com