EDEBİYAT - HABER

SORULARA BAKMAKTAN GELİYORUM – Tarhan GÜRHAN

Kendi dibime düşüp öleceğim herkes gibi bir gün. İşte o gün gelmeden, “aklıma takılanları sorayım” dedim, kimseye sormadan. Muhatabı olanlar, muhatap görenler, istedikleri gibi alıp kullanabilirler. Sorması bedava! Oyalanmanın yerini hiçbir şey tutamaz şu fani dünyada. Ben de bu sorularla oyalanıyorum. Sorular, sizin hayatı ayıklamanıza, seçmenize, odaklanmanıza, düşünmenize, düşüncenizi aktarmanıza, …

AYRINTILAR...

YILAN GÜNLERİYDİ-THOMAS BERNHARD’A MEKTUP – Serdar AYDIN

“odun kesmek” romanı için doğaçlama bir epilog(*)   Sevgili Thomas Bernhard; “Odun Kesmek” adındaki romanınızı okudum. Acı çektiğimi söylemeliyim. Geçen bunca zamana karşın hiçbir şeyin değişmediğini görüyorum. Bu gerçeğin ayırtına vardığım an aşağıdaki sözcükler çıkageldi. Bir şeylerin bizi birleştirdiği kıyının ölüme, yokluğa ve hiçliğe hayli yakın olduğunu düşünüyorum ve bu düşüncem …

AYRINTILAR...

EDEBİYATTA TÜKENMEYEN DİNAMİZM: Melih Cevdet ANDAY – M. Mahzun DOĞAN

Zaman nedir? Neyle ölçeriz zamanı? Saatin tiktakları, takvimler, yıl, yüzyıl dönümleri… Bizim, insanoğlunun uydurduğu bir şey değil mi bunlar? Geçmişten geleceğe uzanıp giden bu sonsuz uzamı, dilimlere bölmek, bizim işimiz. Ya doğadaki diğer varlıklar? Kuşların, otların, balıkların, çiçeklerin, suların zamanı? Onların da bir zaman kavramı var mıdır acaba? Bir balığın, …

AYRINTILAR...

KIZARMIŞ ELMA – Ali Hikmet EREN

Çocukluğumda, köy minaresinde zamansız bir sesti ölüm. Ve mutluluk; üç gün sürecek bir düğün. Bayramlar vardı bir de; sabahları erken kalkmayı sevmediğim… Sabahları erken kalkmayı hiç sevmedim. Günler, karşılıklı konulmuş iki ayna arasındaki sonsuz görüntüler gibi çoğaldı durdu içimde. Her bayram sabahı erken kalkmak, büyüklerin elini öpüp onlardan harçlık almak… …

AYRINTILAR...

PASAJ – Murat DARILMAZ

Çocukluğum Ceyhan’da geçti. Sağlı sollu dükkanlardan oluşan tek caddesi, bir kilometre kadar uzunluğunda var yoktu. Sıcağın bunalttığı yaz aylarında olsun, kışın gök gürültülü sağanak yağışlarında olsun, mutlaka çarşıya çıkılırdı. “Çarşıya çıkmak” deyimi, her kasabanın, ilçenin, ortak bir deyimiydi ve herkes çarşıya çıkardı. Büyükşehirde rast gelinen önce A’ya gidiyorum, oradan B’ye …

AYRINTILAR...

Powered by themekiller.com