EDEBİYAT - HABER

MedaKitap 1 Yaşında!

MedaKitap Yayınlarının düzenlediği Ankara Edebiyat Buluşmaları, yayınevinin kuruluş yıldönümü kokteyli ile devam ediyor.   MedaKitap Yayınları 1 Yaşında!   Ankaralı bir yayınevi olan MedaKitap Yayınları, 1 Ekim 2016’da başlattığı Ankara Edebiyat Buluşmalarına MedaKitap Yayınları’nın 1. Yaş günü kutlamasıyla devam ediyor. 2016 yılı Ocak ayında yayın hayatına başlayan MedaKitap Yayınları, 2016 yılı …

AYRINTILAR...

BASIN VE EDEBİYATIN KESİŞTİĞİ KAVŞAK – Söyleşi: Murat Darılmaz/ Yanıtlar: Esme Aras

“Röportaj bir konuşturabilme sanatı, ustalığıdır. Piyanonun hangi tuşuna basınca hangi sesi alacağını bilme ustalığı. Röportajcı ne kadar kendi olup özgün sorular sorabilirse, cevaplar da bir o kadar özgün olabilir” Ankaralı söyleşilerde her zaman soruları soran ben, yazar Murat Darılmaz’ın titizlikle dokuduğu, bir öykücüye yaraşan incelikli soru metni karşısında… Önce duraksadım. …

AYRINTILAR...

GİZLİ BUZLANMA – Tarhan GÜRHAN

“Sorabilir miyim kitabıma ben mi yazdım onu gerçekten?” Pablo Neruda/ Sorular Kitabı   Soru sormak değil, yol yürümektir arzuladığım. Sorularla çıkılan yolculuk başka hiçbir yolculuğa benzemezmiş, öğrendim. Kendime kilometrelerce yakın, kilometrelerce uzaktan geliyorum. Denenmiş sorulardan uzaklaşmayı amaçladım yazarken. Çiziktirdiklerimi hizaya sokmadan sunuyorum sizlere. Hijyenik sorular sormuyorum, kendimdeyim döncem. Soru Bankası …

AYRINTILAR...

TEZER ÖZLÜ İÇİN JAM SESSION: BELLEĞİN GÖZYAŞLARI – Serdar AYDIN

sonradan, Tezer’e   I. Kozmik rahmin anaç sıvısı yayılıyor hayatın dehlizlerine ücra ayrılıklar doğumuyla başlıyor insanın önce anneden ve onun rahminden ayrılan insan sonrasında hep bu ayrılığın kederini yaşıyor bir tür sonrasız dönüş yalnızlığı bir tür mutlak ayrılık kuramı ayrılıklar bir yerden başka bir yere ulaşamamanın öteki adı ayrılıklar duldasında …

AYRINTILAR...

benim öğretmenlerim / 1 : ve son : sevimli deli! – Ali Hikmet Eren

90’lı yılların başında, ankara’da ziraat fakültesinde okuyordum. türk dili ve edebiyatı dersimize trabzon tonya’lı bir hoca giriyordu; deli olduğunu söylemişlerdi hafiften. (sonradan, tanıdıkça anladım ki, bildiğin deliymiş meğer, hafif falan değil.) ölü ozanlar derneğinin kaptan keating’ine benzetiyordum onu. derste, pencerenin önünde camı açarak kısa samsun sigarasından içiyor, içmek isteyen olursa …

AYRINTILAR...

Powered by themekiller.com