ANA SAYFA / Ali Hikmet Eren (page 2)

Ali Hikmet Eren

“jonker”in “storni”si ya da MedaKitap  –  Ali Hikmet EREN

ingr5

MedaKitap yayın hayatına başladığında, belirsiz gibi görünse de belirlenmişti çoğu şey; kararlı, ne yapacağını, ne yazacağını bilen kalemler, edebiyatı dert edinen özneler vardı yayın kurulunda; aynı fikir ve aynı dertlerle aynı yolda yürüyen insanların bir araya gelmesi ne güzel! meda’daki m’nin, kitap’taki k’nın büyük olmasını bile tartıştık bir zaman,  karara …

AYRINTILAR...

DEFTER IV – Ali Hikmet EREN

r1

radyo çalar saat olarak da kullandığım radyo gecenin köründe şarkı söylemeye başlıyor nedense. eski, transistörlü günlerinden kalma bir kafa karışıklığı sanırım; durup dururken çalmaya, söylemeye başlıyor! pillerini söktüm, fişi yok prizinden; hiçbir ilişkisi kalmadı elektrikle. yine de tam gece yarısı olduğunda çalmaya, söylemeye başlıyor meret, aynı şarkıyı; uyku ne bilmiyor. …

AYRINTILAR...

DEFTER III – Ali Hikmet EREN

sıra-dışı-masa

masa dört sandalye, biraz da avarelikten, oturmuşlar bir masanın üstüne, sohbet ediyorlar; süpürgeler bile ayakta! tıklım tıklım dolu bir lokanta; sabahın kör saati hem de! durup dururken, bir bir terk etmeye başlıyor sandalyeler masaları. sandalyelerden bile önce gidiyor süpürgeler. muhtemelen saklanacaklar karanlık bir yerde; korkmuş olabilirler. bütün masalar boşalıyor sonunda; …

AYRINTILAR...

DEFTER II – Ali Hikmet EREN

deft

at papatyalar, gelincikler ve adlarını bilmediğim sararmış otlar arasında yürüyorum. doğrusu, buraya neden ve nereden geldiğim konusunda hiçbir fikrim yok. kışın ortasında yazdan kalma bir günü yürümek hoşuma gidiyor yine de. durup dururken bir at çıkıyor karşıma… neden çıktı şimdi bu at yoluma; anlayamıyorum… göze göz geliyorum atla; gözleriyle. korkuyorum; …

AYRINTILAR...

DEFTER – Ali Hikmet EREN

1fa46084b26b90723e9bcf054098c590

geceleyin, yanına sevgili yerine, kağıt ve kalem alarak uyumak;  kimin işidir ki, kimin aklına gelir? denedim;  gelmeyeceğini bile bile, uykuyu da çağırmak adına, kağıt ve kalem aldım yanıma. kendimi biricik ve yalnız hissettim; bütün yazanlar gibi… yaşadıklarım, gördüklerim ve gözlediklerim hep benim, bana özeldi; yazabileceklerimin bir kopyasıydı hepsi de; başkalarının …

AYRINTILAR...

ÇIĞLIK, ELBETTE! – Ali Hikmet EREN

55eab190f018fbb8f890b5d1

  Şiir söz konusu olduğunda, iktidar alanını şu ya da bu şekilde dayatan, elindeki imkânları sonuna kadar kullanarak egosunu test eden şairler hep olmuştur, oluyor. Ego’yu, yaratı’nın bir gereği olarak görmek doğalsa da, şairin iktidar olma, hep ‘orada’ kalma, şiiri bir ‘benzemeyenine’ bırakamama hastalığını bir türlü anlayabilmiş değilim; hala değilim! …

AYRINTILAR...

HAYATİ BAKİ’NİN KEDİSİ – Ali Hikmet EREN

1

Geçen hafta İzmir’deydik. Aynı gün içinde, önce Karşıyaka’da, sonra da Alsancak’ta dostlarla buluştuk. Her iki buluşma noktasına da gelemeyenlerle ayrıca buluştuk. MedaKitap’ın klasik buluşmalarından birini daha gerçekleştirdik. İyi de oldu, özlemişiz İzmir’i. Bir o yana, bir bu yana, hazır gelmişken, koşuşturup durduk. Günlerdir sıcacık bir baharla İzmirli’leri ağırlayan Can Yücel …

AYRINTILAR...

YAPAY ŞİİR, ORTAK ZEKA ve SEVGİLİLER GÜNÜ – Ali Hikmet EREN

ford2

Doksanlı yıllarda, İzlek Dergisinde, şiir adına yeni başlayan mücadelemizin bir gereği olarak, yazdığımız ve okuduğumuz şiirleri tartışıyor, çözümlüyor, işin mutfağına inerek, yemeğe tadını veren baharat karışımlarının bilimsel yollardan analizlerini yapmaya çalışıyorduk. O dönemde işte, bilimsel çalışmayı nasıl abarttıysak, bir gün, elinde, şiir yazan basit bir bilgisayar programı ile çıkagelmişti Bahadır …

AYRINTILAR...

KIZARMIŞ ELMA – Ali Hikmet EREN

çalışan kazanır elması kızarır

Çocukluğumda, köy minaresinde zamansız bir sesti ölüm. Ve mutluluk; üç gün sürecek bir düğün. Bayramlar vardı bir de; sabahları erken kalkmayı sevmediğim… Sabahları erken kalkmayı hiç sevmedim. Günler, karşılıklı konulmuş iki ayna arasındaki sonsuz görüntüler gibi çoğaldı durdu içimde. Her bayram sabahı erken kalkmak, büyüklerin elini öpüp onlardan harçlık almak… …

AYRINTILAR...

GÖĞE BAKMA DURAĞI – Ali Hikmet EREN

Başlıksız-3

Mola verdik. Güneşi öyle bir ayarlamalıydık ki, yüzümüz ışığın azizliğine uğramasın… Eğilip büküldük, mola yerinde, sıra sıra park etmiş ve yıkanmayı bekleyen, silecekleri kaldırılmış otomobillerin arasından nihayet en uygun açıyı bulup, çektik fotoğrafı. Fikir Mahzun’dan çıkmıştı. Gökyüzünün maviliği ve o mavilikte parçalanmış bulutlar arasında, bulutlara mı, kuşlara mı, yoksa sadece …

AYRINTILAR...

Collection of premium WordPress themes

Powered by themekiller.com