ANA SAYFA / Ali Hikmet Eren (page 2)

Ali Hikmet Eren

Defter 8 – Ali Hikmet EREN

1282023-bigthumbnail

butimar’ın korkusu dalgaları izliyordum, nereden takıldıysa aklıma. dalgaları izleyip, dalgalı kanatlarıyla çırpındı butimar. dalga yaklaşırken gökyüzüne, uzaklaşırken denize baktı kanatları. deniz kurumasın diye su içmedi denizden. üç gün, aç susuz, yanlarından hiç ayrılmadan,  dans etti dalgalarla. susuzluktan öldüğünü bile düşündüm. sonra deniz birdenbire uzaklaşmaya, butimar, kanatlarını çırparak denizin peşinden uçmaya …

AYRINTILAR...

Defter 7 – Ali Hikmet EREN

hb

takas bir şişe viskiyle başlamıştım ticaretimin ilk hayatına. viskiyi verip, bir şişe rakı aldım pazardan; pazar ola! ortak arandım sonra rakıya. iyi bir teklif gibi gelmişti bir tüccar arkadaşımın bir şişe şarapla değişmek istemesi rakıyı… hangisi kaç para? önemli bir ayrıntı değildi fiyatları ve ticaret hayatımın ilk günündeydim daha. arz-talep dengesiydi fiyat; …

AYRINTILAR...

Defter – 6 Ali Hikmet EREN

KT-Wonder-Beans-56a34bb75f9b58b7d0d151f2

fasulye eski kömürlüğümüzün duvar dibinde kendiliğinden çıkan bir fasulye vardı… büyüdü ağaç oldu sonradan. gecekondu’daydık o zamanlar; kömürlüğümüz kondugece’ydi. başka da bir kömürlüğümüz olmadı hiç. karga mı, kuş mu, biz mi bıraktık o fasulye tanesini oraya; kim suladı, kim budadı, kim çapaladı dibini, hatırlamıyorum. fasulye büyüdü; boya verdi kendini, kömürlüğün …

AYRINTILAR...

defter–5 / ali hikmet eren

deft

kırtasiye “aklıma gelen her öyküyü, dizeyi, kendi kendime ne kadar tekrar etsem de, onu kağıt ve kalemle buluşturamadığım sürece unutacağımı biliyorum. hep böyle oluyor; bilinçaltımdan çıkıp, bilinçaltıma gömülüp gidiyor hepsi de. bildiğim bütün kazı denemeleri, hafıza teknikleri, onları geri getirmeye yetmiyor.” hemen bir kırtasiye bulup, küçük bir not defteri almalıydım …

AYRINTILAR...

“jonker”in “storni”si ya da MedaKitap  –  Ali Hikmet EREN

ingr5

MedaKitap yayın hayatına başladığında, belirsiz gibi görünse de belirlenmişti çoğu şey; kararlı, ne yapacağını, ne yazacağını bilen kalemler, edebiyatı dert edinen özneler vardı yayın kurulunda; aynı fikir ve aynı dertlerle aynı yolda yürüyen insanların bir araya gelmesi ne güzel! meda’daki m’nin, kitap’taki k’nın büyük olmasını bile tartıştık bir zaman,  karara …

AYRINTILAR...

DEFTER IV – Ali Hikmet EREN

r1

radyo çalar saat olarak da kullandığım radyo gecenin köründe şarkı söylemeye başlıyor nedense. eski, transistörlü günlerinden kalma bir kafa karışıklığı sanırım; durup dururken çalmaya, söylemeye başlıyor! pillerini söktüm, fişi yok prizinden; hiçbir ilişkisi kalmadı elektrikle. yine de tam gece yarısı olduğunda çalmaya, söylemeye başlıyor meret, aynı şarkıyı; uyku ne bilmiyor. …

AYRINTILAR...

DEFTER III – Ali Hikmet EREN

sıra-dışı-masa

masa dört sandalye, biraz da avarelikten, oturmuşlar bir masanın üstüne, sohbet ediyorlar; süpürgeler bile ayakta! tıklım tıklım dolu bir lokanta; sabahın kör saati hem de! durup dururken, bir bir terk etmeye başlıyor sandalyeler masaları. sandalyelerden bile önce gidiyor süpürgeler. muhtemelen saklanacaklar karanlık bir yerde; korkmuş olabilirler. bütün masalar boşalıyor sonunda; …

AYRINTILAR...

DEFTER II – Ali Hikmet EREN

deft

at papatyalar, gelincikler ve adlarını bilmediğim sararmış otlar arasında yürüyorum. doğrusu, buraya neden ve nereden geldiğim konusunda hiçbir fikrim yok. kışın ortasında yazdan kalma bir günü yürümek hoşuma gidiyor yine de. durup dururken bir at çıkıyor karşıma… neden çıktı şimdi bu at yoluma; anlayamıyorum… göze göz geliyorum atla; gözleriyle. korkuyorum; …

AYRINTILAR...

DEFTER – Ali Hikmet EREN

1fa46084b26b90723e9bcf054098c590

geceleyin, yanına sevgili yerine, kağıt ve kalem alarak uyumak;  kimin işidir ki, kimin aklına gelir? denedim;  gelmeyeceğini bile bile, uykuyu da çağırmak adına, kağıt ve kalem aldım yanıma. kendimi biricik ve yalnız hissettim; bütün yazanlar gibi… yaşadıklarım, gördüklerim ve gözlediklerim hep benim, bana özeldi; yazabileceklerimin bir kopyasıydı hepsi de; başkalarının …

AYRINTILAR...

ÇIĞLIK, ELBETTE! – Ali Hikmet EREN

55eab190f018fbb8f890b5d1

  Şiir söz konusu olduğunda, iktidar alanını şu ya da bu şekilde dayatan, elindeki imkânları sonuna kadar kullanarak egosunu test eden şairler hep olmuştur, oluyor. Ego’yu, yaratı’nın bir gereği olarak görmek doğalsa da, şairin iktidar olma, hep ‘orada’ kalma, şiiri bir ‘benzemeyenine’ bırakamama hastalığını bir türlü anlayabilmiş değilim; hala değilim! …

AYRINTILAR...

Collection of premium WordPress themes

Powered by themekiller.com