ANA SAYFA / ANA SAYFA / DEFTER 11- Ali Hikmet EREN
wd

DEFTER 11- Ali Hikmet EREN

ancak bir defter toplayabilirdi beni

 

gürültüyü de azaltıyor hem defter!

gürültü çekemez oluyorsunuz bir yaştan sonra, ta kendisi oluyorsunuz gürültünün. ‘en az bir defteri’ olmalı bu yüzden de insanın; kendini temize çektiği, gürültüyü bastıran bir defter!

zamanla kaçacak yeri kalmıyor hem insanın…

 

yusufçuk

önce yıldızlar, ay kayboluyor sonra. güneş ilk ışıklarını perdenin aralığından odama doldururken serçeler ötmeye, simitçiler bağırmaya başlıyor.

yastıkla gözlerimi kapatıp dinlemeye başlıyorum uyanan doğayı.

kaldırımdan asfalt yola nasıl ineceğini bilemeyen kirpiler, asfaltın yükselmesi ile yola nasıl çıkacaklarını düşünüyorlardır şimdi, kim bilir?

yusufçuk hiç susmuyor…

 

cip

varımı yoğumu satıp bir cip alıyorum apartmanın ön bahçesine. konu komşu toplanıp, gece yarısına kadar kutluyoruz yeni cipimi. havai fişekler atıyoruz apartmanın ön bahçesinde.

bize uyup, beş artı bir şarkılar söylemeye başlıyor o da, korna çalıyor.

cipimin çıkardığı gürültüden rahatsız olmuş olacaklar ki, mahalleli, ellerinde sopalarla gelip temiz bir dayak atıyor cipime. kenardan izliyoruz komşularla, cipimin yediği dayağı.

şenlik bitiyor ve bir bir çekiliyor herkes evine. derin bir uykuya yatıyorum o gece cipimin bagaJında.

 

 

sorular

-tarhan gürhan’a…-

daha önce hiç görmediğim bir meydanda kımıldamadan duruyor, sorulara bakıyor, yanıtları saklıyordum onlardan.

sorular yetim değildi daha!

caddenin bütün esnafı toplandı meydanda, para dolu kasalarını da alarak yanlarına. soruları peşime takarak yürümeye başladım cadde boyu. para dolu kasalar takip etti bizi, esnaf kalakaldı arkamızda.

yanıtları bizim meyhaneye, bizim şarapların yanına götürdük…

 

balık

kanaryanın önünden gidiyordu bir akvaryum, kanarya peşi sıra. bütün gün yürüdüler. dursalar, yollarını bir daha bulamayacak, bir daha yola çıkamayacak, kaybolacak gibiydiler.

ev sahibine üç aylık kira takmış akvaryum, kanarya ona keza.

akvaryum suyunu dökerek, kanarya akvaryumun suyundan içerek yol aldılar bütün gün, günün en güzel saatlerinde.

 

asansör

aynı boşluğun içinde gidip geliyor asansör.

korkuyor olmalı ki, insanları da alıyor her defasında içine. aynı boşluğun içinde, kimse suçlamıyor hem kimseyi, gidip geliyorlar;

insanlar başka insanlara, kendi boşluğuna asansör! düşüp duruyorlar…

 

YAZAR: Ali Hikmet Eren

Check Also

anti_gravity_room

Defter 9 – Ali Hikmet EREN

yerçekimi her defasında, ne kadar tutunmaya çalışırsam çalışayım, tavandan başlıyordu yerçekimi ve ben sıkılmıştım tavana …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Powered by themekiller.com