ANA SAYFA / ANA SAYFA / DEFTER IV – Ali Hikmet EREN
r1

DEFTER IV – Ali Hikmet EREN

radyo

çalar saat olarak da kullandığım radyo gecenin köründe şarkı söylemeye başlıyor nedense.

eski, transistörlü günlerinden kalma bir kafa karışıklığı sanırım; durup dururken çalmaya, söylemeye başlıyor!

pillerini söktüm, fişi yok prizinden; hiçbir ilişkisi kalmadı elektrikle.

yine de tam gece yarısı olduğunda çalmaya, söylemeye başlıyor meret, aynı şarkıyı; uyku ne bilmiyor.

mahur beste’yle uyandırıyor beni… bir sigara yakıp, yıldızları izliyorum ben de balkondan.

sayısal ekranında 06:05:72 yazıyor; şarkıya başladığında. böyle bir saat dilimi var mı, bilmiyorum.

saniyeden on iki çıkarıp, ekliyorum dakikaya. ne zor bir iş gece gece matematik! matematiği hiç sevmiyorum.

hep aynı tarihe uyanmak iyi geliyor bazen de.

 

s1

rakı şişesi

bir günü bir gününü tutmuyor meretin, zıvanadan çıktı iyice. bir görünüp, kayboluyor sonra da.

bir de kapatmıyor mu kendini, açılmıyor kimseye; iyice çekilmez oluyor o zamanlarda da. halden de anlamıyor ki. aslında bir açılabilse, kırabilse inadını, rahatlayacak o da.

aramızın iyice bozulduğunu, artık ondan uzaklaştığımı anlamış olacak ki, açılmak istedi bir gün bana. yolda önümü kesip, konuşalım, dedi; kimse bilmez ama konuşmaya asıl ihtiyacı olan benim, dedi.

yalnız olduğunu, en azından benden daha yalnız olduğunu anlamıştım rakı şişesinin. onun hakkında beynimde dolaşan önceki düşüncelerimi düşünüp, utandım.

sonra görüşelim, şimdi müsait değilim. akşama birkaç dostumla görüşeceğim, konuşacaklarımızdan rahatsız olmazsan eğer, sen de  gelebilirsin, dedim.

müsaitim, kesin gelirim, dedi…

 

 

 

t1

tabut

tabutunun rengine çok takma diyorlar… ölüysen, hiçbir şeye takma; bundan sonra bütün renkler görmek istediğin gibi görünecek sana, diyorlar; renk körü olduğunu bile unutacaksın;

arkadaşların hiç ayrılmayacak tabutunun yanından, birlikte kutsayacaksınız ölümü!

kimin nasıl öldüğünü, oysa nasıl bir ölüm düşlediğini konuşup duracaksınız aranızda; rakılarınızı yudumlarken, yıllarca…

bunu bana söyleyenler, çoktan öldüler; tabutlarının rengini düşünüp duruyorlar yanımda.

kaç kere şahit oldum; en sevdikleri rengi en az bin defa söylediler çocuklarına da; çocuklarının en sevdiği renk olabilmek için!

 

YAZAR: Ali Hikmet Eren

Check Also

KT-Wonder-Beans-56a34bb75f9b58b7d0d151f2

Defter – 6 Ali Hikmet EREN

fasulye eski kömürlüğümüzün duvar dibinde kendiliğinden çıkan bir fasulye vardı… büyüdü ağaç oldu sonradan. gecekondu’daydık …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Powered by themekiller.com