ANA SAYFA / ANA SAYFA / DEFTER – Ali Hikmet EREN
1fa46084b26b90723e9bcf054098c590

DEFTER – Ali Hikmet EREN

geceleyin, yanına sevgili yerine, kağıt ve kalem alarak uyumak;  kimin işidir ki, kimin aklına gelir?

denedim;  gelmeyeceğini bile bile, uykuyu da çağırmak adına, kağıt ve kalem aldım yanıma.

kendimi biricik ve yalnız hissettim; bütün yazanlar gibi… yaşadıklarım, gördüklerim ve gözlediklerim hep benim, bana özeldi; yazabileceklerimin bir kopyasıydı hepsi de; başkalarının asla ulaşamayacağı, yanından bile geçemeyeceği ayrıntılarla doluydu hayatım…

kimi zaman, bir karabasanı, ayrıntıların gizlendiği ya da hiçbir ayrıntının aslında ayrıntı olmadığı bir rüyayı sabaha, ertesi güne taşımak için çabaladım…

gördüklerimi unutursam, imgelem dünyamın zararla kapatacağını, o boşluğun hesabını kimseye veremeyeceğimi, yazacaklarımı sonra’ya taşıyamamanın yükünü kendime nasıl anlatacağımı…

düşünüp durdum; uykularım bile kaçtı bu yüzden!

sonunda, gerçek’le sanal olanın ayrımına varamadığım gerçeği kaldı elimde; gündüzün rüyalarla desteklenen cehenneminde, başka bir cennette buldum kendimi…

gerçek’le, rüyalarımızı yaşamak arasında bir fark yoksa eğer, rüyalarda yaşadıklarımız gerçekse, asıl gerçeklerimiz ve gerçek hayat adını verdiğimiz o bütün yanılsamalar da aslında bir rüya ise…

ve aslında, eğer, gerçek’le rüya arasında bir fark yoksa, benim, yatağıma kağıt ve kalem alarak uyumaya dalmam, ilham perisinden bir mucize bekliyor olmam, onun ırzına geçmeye çalışmamdan başka ne olabilir ki?

ölü bir rüyayı görmektense, bir rüyayı kendi ellerimle öldürmenin, arada fark yoksa eğer, gündüz gözüyle rüya görmenin, kime ne zararı olabilir ki?

kendi fikrimi çalma isteğinin yaşattığı melankoli, kendimi affetmeme, her şeyi yeniden denememe neden oldu belki de.

benim de yıllar yılı uykulardan çaldığım, sabahları uyandığımda kendi el yazımı bile okuyamadığım ve boş bir sayfayla göze göz kaldığım, adını, ‘nesneler ve şeyler’ koyduğum,  bir deftere hapsettiğim yanılsamalar, aslında, uyur uyanık yazılsa da, hazır demekti…

unutulan eşyalar, hatırlanan insanlar; “Nesneler ve Şeyler” üzerine kafa yorma isteğiydi “DEFTER.”

beynimde, anlık bir çakımla ortaya çıkan ayrıntıların yazıya ve dile katkılarıydı; DEVAM EDER!

 

2

YAZAR: Ali Hikmet Eren

Check Also

Kaan-İnce

DEFTER 10 – Ali Hikmet EREN

çıkrık kendine dolanıyordu                                                             -kaan ince’ye…-  …kimse anlamıyordu çıkrığın dilinden! ip boğazına dolandıkça suyunu …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Powered by themekiller.com