ANA SAYFA / YAZILAR / ÜÇÜ BİR ARADA – ERHAN KUZHAN
461065

ÜÇÜ BİR ARADA – ERHAN KUZHAN

Çocukken, yani küçük yaştayken, oyun oynayanlar görürdüm: Okan, Oktay ve diğerleri.

Ben de inerdim sahneye.

“Beni de alın. Beni de alın.”

“Tamam, sen yoğurtçusun” derlerdi.

Yoğurtçuluk, beni oyuna almış gibi yapmaları, bir kıyıda kendi başıma takılmama izin vermeleri demekti.

Yoğurtçuluk’un ne olduğunu içten içe bilirdim.

Ne değişti? Şimdi de yoğurtçuyum.

 

 

*

 

Figüran.  Filme boşluk kalmaması için eklenmiş öğe, “eleman”.

“Katalizör”. (Bugünlerde usuma takılıp kalan sözcük.) Nedense?

Bu role sevinmeli miyim? Bir işlevim var en azından. “Bir hiçim” en azından.

(Katalizör olmayı da istemem aslında. Beni böyle konumluyorlar. İşlerine geliyor.)

Abi, beni alın. Beni alın. Ne rol olsa yaparım. “Beni alın”.

 

*

 

Yıllar sonra benzer tablolara tanıklık: “SİNCAN AMELE PAZARI.” Bekleşen yığınlar… Arabayla gelen “patronlara” birbirlerini iterek öne çıkıp “Abi, beni al, beni al.” diye yılışan, yalvaranlar…

Bentderesi… Dışarıda, kocamış bir orospu satışta: “Beş lira. Beş lira.”

*

Son söz: Yok, şaka şaka:  “Onu alın, onu alın”. Bana müsaade.

YAZAR: medakitap

Check Also

hiclik_meda

HİÇLİĞİN TANECİKLERİ

Yalnızlığından kurtulmak için kalabalığa katılmak istemiştir; ama öylesine sıradan bir kalabalık değil… İçerde bir grup …

Powered by themekiller.com